Bilindiği gibi kronik böbrek hastalarının hayatta kalmalarını sağlayan, organ nakline hazırlayan tıbbi girişimlerinden en önemlisi hemodiyalizdir. Ülkemizin organ nakli konusunda kısıtlı imkanları bu tedavi türünün önemini giderek artırmış; artık bir yaşam biçimi haline getirmiştir. Bu nedenle hemodiyaliz tedavisi ile hayatlarını idame ettirmek zorunda olan hastaların yaşam kalitesinin artırılması hem sağlık hemde sosyal hayat açısından gereklilik sınırını aşmış zorunluluk haline gelmiştir.

Hemodiyaliz tedavisi gerektiren en önemli hastalık, kronik böbrek yetmezliğidir. Artık böbrekleri çalışmayan hastaların bu organın görevini kısmen de olsa üstlenen hemodiyaliz makinesine bağlanmaları yaşamsal önem kazanmaktadır. Böbreği yetersizliğe düşüren sebebler çok sayıdadır bunların başlıcaları yüksek tansiyon, şeker hastalığı,böbreğin mikrobik veya mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları, ailevi hastalıklar, böbrek taşlarıdır.

Toplulumumuzda böbrek hastalıklarından korunma konusunda yeterli eğitim ne yazık ki verilememektedir. Özellikle yüksek tansiyonu ve şeker hastalığı olan hastaların doktorlarının önerileri doğrultusunda hastalıklarını kontrol altına almaları tedavilerini ihmal etmemeleri böbrek yetmezliği gelişimini önleyecek en azından geciktirecektir.

Kronik böbrek yetmezliğinde, yani çeşitli nedenlere bağlı olarak böbreklerin çalışmadığı durumlarda hemodiyaliz tedavisi kanın diyaliz makinesi ve filtresi yardımıyla üre ve diğer zararlı maddelerden temizlenmesi, en önemli tedavi seçeneğidir. Hemodiyaliz tedavisi ile amaç, hastanın aile ve iş yaşamında normal hayatını devam ettirebilmesidir ve bu hedef büyük oranda sağlanabilmektedir. Ne yazıkki halen pek çok insan, böbrek hastalığının hayatın sonu olduğunu, hastaların yatakta ölümü beklemeleri gerektiğini zannetmektedirler. Lütfen ailemizde, yakın çevremizde bulunan hemodiyaliz hastalarının bazı özel istisnalar dışında tamamen sağlıklı, sosyal hayatta rol almak isteyen ve alabilecek yeterlilikte insanlar olduğunu unutmayalım.